geç kalınmış karalamalar

Köşe yazısı: Netflix ve ötesi

K

Ön bilgilendirme: Bir “Herkese göre Netflix önerileri” yazısı olarak planladığım bu yazı çığrından çıkarak “Netflix ülkeyi terk edecek mi?” “Çağatay Ulusoy Netflix’i kurtarır mı” gibi sorulara kafa yorma yazısına dönüştü.

RTÜK denetimine girdi giriyor, ülkeden çekildi çekiliyor diye bugünlere getirdiğimiz Netflix için şimdi de geçtiğimiz yılı zarar ile kapattı söylentisi yayıldı. 

6 Ocak 2016’dan bu yana Türkiye’de yayında olan ve hemen ardından izlemeye başladığım Netflix’in zarar ettiği haberi üzerine tedirgin olmadım değil. İlk olarak aylar önce çıkan RTÜK söylentileri şimdi de başlangıçtan bu yana aynı fiyat ile satış yapan dünya devinin zarar etmesi haberleri Türkiye’yi terk etmesi ihtimalini güçlendiriyor. Ülkeden özellikle 15 Temmuz’dan sonra çıkan yurtdışı menşeili büyük firmaları düşündüğümüzde Netflix’in bir gün “hoşçakalın” mesajı ile bize veda etmeyeceğinin kimse garantisini veremez sanırım.

RTÜK, 25 Eylül tarihinde onaylanan tasarı kapsamında Türkiye’de yayın yapmakta olan Netflix, BluTV ve benzeri diğer platformlara denetlenme zorunluluğu getirmişti.

Öncelikle RTÜK söylentilerinin nihai olarak Eylül ayında yasalaştığını belirtelim. 24 maddeden oluşan bir yönetmelik ile Netflix’i de içine alan denetim zorunluluğu başladı. Bunun ne kadar uygulandığı sorusu kafalarda soru işareti. Çünkü malumunuz Netflix bu kanundan önce yayınlarını sürdürdüğü özgürlüğü halen aynı şekilde yaşıyor ve yaşatıyor. Hemen hemen her dizide var olan LGBT, cinsellik, alkol, sigara ve benzeri sahnelerde herhangi bir kısıtlama yaşanmadı. Elbette yaşanmasın da. Wikipedia’nın bile yıllardır kapalı olduğu bir ülkede Netflix’in sağladığı bu özgürlüğün kısıtlanması kullanıcılarının en son istediği şey olsa gerek.

OTOSANSÜR YOLDA MI?

RTÜK denetlemesi İnternet üzerinden yayın yapan yayıncıların tümüne lisans zorunluluğu getiren bir kanun. Ancak lisanslama kısmından daha da önemli olan RTÜK’ün kendini tam yetkili kılması. Buradaki kelimeleri aslında sansür olarak okumak daha doğru. RTÜK’ün istediği şey aslında Netflix, BluTV gibi içerik üreticilerinin kendi kendine otosansür uygulaması. Sansürden çok daha tehlikeli olan bu durumun ne zaman yaşanacağını bilemiyoruz tabi ancak kesin olan bir şey var ise o da eğer bu kısıtlamalar gerçek anlamda hayata geçer ve RTÜK tam denetim yapmaya başlarsa bu Netflix’in ya Türkiye’den çekilmesi veya otosansüre boğun eğmesi anlamına gelir. 

İşte burada henüz çok taze olan “Netflix zarar ediyor” haberi devreye giriyor. Bu haberi aslında yukarıda yazdıklarımla birleştirdiğimizde şöyle okumak lazım: RTÜK denetimine takılan bir Netflix, üstüne zarar etmeye devam ederse Türkiye’de kalır mı?

Cevap elbette hayır.

KENDİ AYAĞINA SIKAN NETFLİX

Can Evrenol’un yönetmenliğini Çağatay Ulusoy’un başrolünü üstlendiği dizinin görüntü yönetmeni Nuri Bilge Ceylan’ın vazgeçemediği isim olan Gökhan Tiryaki (altta) olacak

Eğer veriler doğru ve Netflix gerçekten zarar ediyorsa bunda en büyük sorumlu Netflix’in kendisi. La Casa de Papel, Black Mirror, MisFits gibi bazı içeriklerinin rekor derecede sevildiği, dünyanın bir çok yerine göre çok daha fazla izlendiği, efsaneleştiği bir ülkede izleyenlerin beklentilerini hep yüksek tutması fakat merakla beklenen Türk yapılarının henüz isim, fragman, tanıtım kısımlarında hayal kırıklığı yaratması, heyecan uyandıramaması tabi ki Netflix’in yanlış pazarlama stratejisinden ibaret. 

Hatırlayacağınız gibi Netflix’in ilk Türk orijinal yapımın yönetmeninin Can Evrenol olduğunu duyan herkesin heyecanı, sayabileceğimiz onlarca isim var iken başrolün Çağatay Ulusoy gibi popüler kültür jönü bir oyuncuya verilmesi ile son bulmuştu. 14 Aralık tarihinin iple çekilmeyen bir tarih olduğu sanırım aşikar.

Netflix’in ikinci yerli dizi için de başrolü Beren Saat‘e vereceği ve oyuncunun da bu aralar pek rağbet gören “Güçlü Kadın” karakterini canlandıracağını da belirtelim. Beren Saat‘e Netflix Türkiye’nin hoşgeldin videosu da geçtiğimiz günlerde yayınlandı.

Çok daha uzun yazılabilecek olan bu yazıyı tadında bırakıyor, bir sonraki Netflix yazımın giriş yazısını da şuraya yerleştiriyorum meraklısı için ve şimdilik hoşçakalın diyorum.

Recep İvedik sevgisinden boğulanların bu sayfayı acilen kapatmasını öneriyorum. Herkesten kastım elbette ortalama izleyici. Ve evet, Recep İvedik izlemiyorum diyen kitleyi ortalama izleyici olarak kabul ediyorum.


Yazar hakkında

okankoroglu

Yorum ekle

geç kalınmış karalamalar

Son Yazılar

Son Yorumlar

Arşivler

Kategoriler

Meta